%@ Language=JavaScript %>
Tug-ipa Kurtuluş Gabliya
Yener Asugba - (YENİ YAZI)
Awrıs-ipa Suat Sadzba
Tahir Ankuab (YENİ YAZI)
Gönderen: TAHİR ANKUABÜstüne ağaç devrilen de sızlanır, üzerine yaprak düşen de.Ağzından çıkan sözü geri döndüremezsin.Bir ağızdan çıkan yüz ağıza girer. Akıl ne satılır, ne de satın alınır.Kötü akrabadansa iyi komşu.Ala inek ala buzağı doğurur.Ateşe yakın olan et pişerAltını olan açlıktan ölmüş, mahsulü olan kurtulmuş.Ambardaki fare acıkmaz.Annenin sana verdiği tatlıdır.Aradığın şey kıymetlli olur.Bir çürük armut, yüz armutu çürütürİyi ata, iyi bir de eyer gerektirir.At, eşekle birlikteyse onun karakterini alır.Atın söyleyeceğini eyeri söyler.Dört ayağı varken at bile tökezler.Pazara götürmeden atının değerini bilemezsin, insanlara karışmadan da kendi değerini bilemezsin.Ata binmesini bilmeyen eyeri kırar.Bakınarak otur, düşünerek konuş.Balın olduğu yeri arılar bilir.Bataklık olan yerde kurbağa çok olur.Bin defa duymandansa bir kez görmen daha iyidir.Boyunduruk görmemiş öküz boyunduruğun güçlüğünü bilmez.Büyüğe nasihat edilmez, danışılır.Çıkarılan kama geri yerine konmaz.Danışacak kimsen yoksa, koy şapkanı ona danış.Dikiş dikmesini bilmeyenin ipliği uzundur.Tatlı dilli kuzu iki koyundan -süt- emer.Evde erkeklenme de, erkekliğini dağda göster.Fakiri deveye binmişken bile köpek ısırır.Gece vakti gördüğün kıza bir de gündüzleyin bakGözüyle gören varsa artık duyanı arama.Gücü olandansa yüreği olan.Kalbinde iyilik olanın aklına kötülük düşmez.Kamanı -ard arda- iki kez çekme, sözünü de iki kez söyleme.Konuşmak yolu kısaltır.Konuşmadığı sürece deli de akıllıdır.Korkağın silahı kendini yaralar.Koyun çobanları çoksa koyun canından olur.Misafir yemek yerse kapıya doğru bakar.Misafirden saklanan şeytanın olur.Adam- olacak -kişiyi- bir kamçı boyu kadar büyümeden anlarsınÖksürük ve kötü huyun saklanması zordurÖlümden ürken, iki kez ölür.Ne söyleyeceğini bilmiyorsan hiçbir şey söyleme.Suyun sürüklediği kişi saman çöpüne (bile) sarılırSüte çok bakarsan kan karışmış gibi görürsün.Tanınmadığın yerde elbise, tanındığın yerde akıl.Hiçbir şey cildini kendi tırnakların kadar iyi kaşımaz.Sürekli tos vuran ineğin boynuzu tez kırılır.Yarım deli, içerse zır deli olur.Yiğitliği olan, yiğitçe ölür.
Gönderen: TAHİR ANKUAB
Üstüne ağaç devrilen de sızlanır, üzerine yaprak düşen de.
Ağzından çıkan sözü geri döndüremezsin.
Bir ağızdan çıkan yüz ağıza girer.
Akıl ne satılır, ne de satın alınır.
Kötü akrabadansa iyi komşu.
Ala inek ala buzağı doğurur.
Ateşe yakın olan et pişer
Altını olan açlıktan ölmüş, mahsulü olan kurtulmuş.
Ambardaki fare acıkmaz.Annenin sana verdiği tatlıdır.
Aradığın şey kıymetlli olur.
Bir çürük armut, yüz armutu çürütür
İyi ata, iyi bir de eyer gerektirir.
At, eşekle birlikteyse onun karakterini alır.
Atın söyleyeceğini eyeri söyler.
Dört ayağı varken at bile tökezler.
Pazara götürmeden atının değerini bilemezsin, insanlara karışmadan da kendi değerini bilemezsin.
Ata binmesini bilmeyen eyeri kırar.
Bakınarak otur, düşünerek konuş.
Balın olduğu yeri arılar bilir.
Bataklık olan yerde kurbağa çok olur.
Bin defa duymandansa bir kez görmen daha iyidir.
Boyunduruk görmemiş öküz boyunduruğun güçlüğünü bilmez.
Büyüğe nasihat edilmez, danışılır.
Çıkarılan kama geri yerine konmaz.
Danışacak kimsen yoksa, koy şapkanı ona danış.
Dikiş dikmesini bilmeyenin ipliği uzundur.
Tatlı dilli kuzu iki koyundan -süt- emer.
Evde erkeklenme de, erkekliğini dağda göster.
Fakiri deveye binmişken bile köpek ısırır.
Gece vakti gördüğün kıza bir de gündüzleyin bak
Gözüyle gören varsa artık duyanı arama.
Gücü olandansa yüreği olan.
Kalbinde iyilik olanın aklına kötülük düşmez.
Kamanı -ard arda- iki kez çekme, sözünü de iki kez söyleme.
Konuşmak yolu kısaltır.
Konuşmadığı sürece deli de akıllıdır.
Korkağın silahı kendini yaralar.
Koyun çobanları çoksa koyun canından olur.
Misafir yemek yerse kapıya doğru bakar.
Misafirden saklanan şeytanın olur.
Adam- olacak -kişiyi- bir kamçı boyu kadar büyümeden anlarsın
Öksürük ve kötü huyun saklanması zordur
Ölümden ürken, iki kez ölür.
Ne söyleyeceğini bilmiyorsan hiçbir şey söyleme.
Suyun sürüklediği kişi saman çöpüne (bile) sarılır
Süte çok bakarsan kan karışmış gibi görürsün.
Tanınmadığın yerde elbise, tanındığın yerde akıl.
Hiçbir şey cildini kendi tırnakların kadar iyi kaşımaz.
Sürekli tos vuran ineğin boynuzu tez kırılır.
Yarım deli, içerse zır deli olur.
Yiğitliği olan, yiğitçe ölür.
Aşta sofrasını iyi anlayabilmek çok önemlidir. Bu sofraya sadece bir hayvanın uzuvlarının olduğu bir sofra gibi bakılırsa hiç bir anlam ifade etmez. Bu yüzden sofranın dilinden iyi anlamak gereklidir. Sofradaki tüm parçaların ayrı ayrı anlamı vardır. Özellikle AŞTA yı kesen ev sahibi için, misafirlerini ve kendisini bir bütünün parçaları olarak gördüğünün yansımasıdır. Aşağıda, bölgesel farklılıkları da göz önünde bulundurup yer vererek anlatmaya çalışacağız. .
-NERELERDE KESİLİR?: 1-Misafirler için. 2-Doğal mahkemelerde(Barıştırma v.b). 3-Kız isteme ve kız vermelerde. 4-Eyüza(gelin arkadaşı) için.
-NELER KESİLİR..........?: Büyük baş, Küçük baş( koç,keçi,koyun) veya tavuk. Küçük baş kesilirse, hayvanın ( sağ taraf)kafasının yarısı (Ahıabja) masaya konur. Büyük baş kesilirse ahıabja sofraya konmaz.
1-Misafirler için...; Gelen misafirin yakınlığı, gelme sebebi ve ortamın durumuna göre büyük baş, küçük baş veya tavuk kesilebilir.
2-Doğal mahkemeler ve barıştırmalarda..; Toplumumuzun büyük çoğunluğuna göre imkan varsa büyük baş kesilmesi daha uygun ve daha münasiptir.
3-Kız isteme ve kız vermelerde...; Küçük baş hayvan (koç) kesilir.
4-Eyüza için...; Küçük baş hayvan (koç,keçi) kesilir.
-NASIL KESİLİR VE NASIL SOFRAYA KONUR.?
- Arka sağ but (Amaha) : Büyüğün (Ayhabının) önüne gelecek şekilde konur.
- Böbrek yatağı (Açaça): Bel kemiği ile birlikte konur.
-Ciğer( agoca) ve Yürek( Agu) : Dilim dilim abıstanın etrafına dizilir.( dilimlenmeden koyulmaz).
-İkili sağ kaburgalar ( Avazara),Ön kol (Apılkıdı) , Ön sağ kürek( Ajümsaha) ve Arka sırt gibi parçalar.
Bu gibi doğal mahkeme ve kavgalı tarafları barıştırma durumlarında, anlaşma ve ara bulma görevi olan büyüklere hazırlanan sofralarda, büyük baş kesilip, sofraya ciğer ve yürek konmamışsa " barışa yanaşmıyoruz" mesajı verilmiş olur. Bu parçaların konması halindeyse her zaman" barışabiliriz" anlamı çıkmaz. Sadece" bu konuyu sizinle tartışabiliriz, görüşebiliriz ve tekliflerinizi değerlendirebiliriz " anlamı vardır. Uzun süren görüşmelerde bir kaç kez AŞTA kesilir.
(B)-Kız isteme verme yada kız kaçması (Mazala) sonucu ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözmek ve barışı sağlamak için giden büyüklere küçük baş kesilir. Bu tip olaylar da kızı babası veya amcaları masaya gelip konuşmaz. Onlar adına bir büyük onları temsil eder.Giden gurubun eyzbısı ( küçük olan kişi) masaya oturmaz köşede bekler. Eğer gelenlerin masasına, kesilen hayvanın kafasının sağ yarısı ( Ahıabja), çenesi çıkarılmadan konmuşsa," işe olumsuz bakıyoruz " yada "barışmaya yanaşmıyoruz " demektir. Bu durumda hiç konu açılmaz ve yemek yenmeden kalkılır. Ahıabja nın (kelle)solunda Ajümsaha (ön sağ kürek), sağında ise Amaha (sağ arka but) bulunur. Tam karşısında da Açaca ( böbrek) vardır.Gelen gurubun ayhabısı ( büyüğü) kulağın ucunu keser ve ayrı bir tabağa koyar.Yanında bulunan ev sahibi konumundaki diğer ayhabı (büyük) ise misafir Ayhabının (büyüğün) önünden (ahıabja)yı alıp yerine arka sağ but (Amaha) u koyar, ayakta bekleyen eyzbı (misafir küçük) gelerek parçalama görevini yerine getirir. Ahıabjanın (kelle) sağ tarafından başlayarak Açaca (böbrek) ya kadar parçalayıp sofraya dizer. Daha sonra aynı işlemi Ahıabja nın (kelle) solundan başlayarak yine Açaca (böbrek) ya kadar parçalayarak devam eder. Bunun anlamı da paylaşım ve eşitliği temsil eder. Yenecek olan AŞTA yemeğinde eğer barış sağlanmışsa kelle yenir.
NOT: Ajümsaha (ön sağ kürek)nın kalça kısmına bakan yerinin ucunda, kıkırdak veya çengel gibi bir parça bulunur. Bu çok önemlidir.Kesilmemeli veya kırılmamalıdır. Bu aynı zamanda Aşta'nın köyde kesilip kesilmediğini de gösterir. Çünkü hemen hemen hiç bir kasap o çengeli hesap etmez ve keser.Çengelin ucu sofraya Ayhabı(büyük) ya bakacak şekilde konur.
( C)- Eyüza için : Küçük baş kesilir. Kız kaçma ile geldiyse, anlaşma olduktan sonra kesilir veya düğün sonrasına da bırakılabilir. Aşta, normal düğünlerde ( Argama) düğünden sonra kesilir. Sofraya kellenin sağ tarafı (Ahıabja )çene çıkarılmış vaziyette gelir. Eyüza olan kişi, mutlaka evde, komşuda, o köyde büyükler olabileceğinden, kellenin( Ahıabja) kulağını kesmeden, teşekkür konuşması yaparak gerisin geriye gönderir. Onun yerine arka sağ but (Amaha) koyulur. Yanında oturan ev sahibi konumundaki büyük( asıl ev sahiplerine akraba olmayan ancak değeri yüksek tutulan biri), Eyüzanın önüne gelen sağ butu(Amaha ), parçalayarak koyar. Sonra küçük olan kişi çağrılır oda diğer uzuvları parçalayıp yerine koyar. Kendisi yemez. Ancak ona da takdim edilir ve ısrar edilirse o da yer.
-AKTUI (Tavuk) : Amçıjyöa(kanat) ve amaha( but)büyüğün önüne konur. Açpı (göğüs) önüne konmaz. Ayhabı (Büyük) Amçıjyöa (kanat) yı bölüp tabağa koyar ve küçüğe uzatır.O da hepsini parçalayıp sofraya dağıtır.
KONUYLA İLGİLİ BÖLGESEL FARKLILIKLAR (Ahçıpsa. abzıp, aşharuva, tsabal,): Bazı yorumlarda kaburgalar ikili değil üçlü koyulur. Amaha (sağ but) Ahıabja (kelle)nin soluna, Ajümsaha(ön sağ kürek) sağ tarafa konur. Yine farklı yorumlamalar da kalp küçük parçalar halinde( genelde 6 parça), kimi yerlerde ise kalp bütün olarak sofraya konur.Kalbimiz bir bütün anlamında. TSABAL'da (İnegöl ve Eskişehir) Ahıabja( kelle) sofraya konulmaz. Yerine Amaha (arka sağ but) konur. Bu bölgelerden hemşerilerimiz bu konuda bir bilgi ulaştırırlarsa onu da yayınlamak isteriz. Bu azda olsa farklılıklara rağmen özü itibarı ile yapılış, hazırlanış, taşıdığı mana ve anlam bakımından hepsi hemen hemen aynıdır. Var olan ufak farklılıklar bütünü etkilememektedir. Bize döküman desteğinde bulunan Selçuk Sımsım kardeşimize teşekkür ederiz..
KAYNAK KİŞİLER: VUPAT FİKRİ, AGIRBA ALAATTİN, YUNUS AYÜZBA, FİKRİ YAŞBA, ALAATTİN EYLAGIRBA, SUAT AÇBA, EKREM ARDZINBA, FİKRET ASUGBA. FİKRİ ASUGBA.