EYÜZALIK
| EYÜZALIK (GELİN ARKADAŞLIĞI) | |
|
|
Eyüza kavramının açılımı şudur; Bir kızın baba evinden çıkıp gelin olacağı eve girene kadar ona eşlik eden, ona göz kulak olan, geleneklere uygun şekilde kızı muhafaza edip gözeten, aynı zamanda kız tarafını temsil eden, cemiyetin sorunsuz ve geleneklere göre sonuçlanmasında büyük rol oynayan kişidir. Kızın bütün sorumluluğu Eyüza'ya aittir. Kaçan kıza eşlik ettiği durumlarda Eyüza üstlendiği sorumluluktan dolayı, anlaşma sağlanmadan öncede, anlaşma sağlandıktan sonrada, düğündede, düğünden sonrada en değerli en ağır misafir olarak kabul edilir. Düğünde kız tarafının hizmetiyle ilgilenilmesinin takipçisi olur. Damat tarafı geline Eyüza'nın izni olmadan hiç bir yere adım attıramazlar. Günümüz Eyüzalığı kendisine gösterilen bunca hürmeti bir tek şahsı adına yapıldığını sanarak büyük yanılgıya ve Apsualığa yakışmayan tavırlara girilmesine sebep olmaktadır. Yapılan bunca hürmet ve gördüğü ilgi öncelikle temsil ettiği sülaleyi, sonra kızın ailesini, sonra köyünü, sonra babasını temsil ettiği ve böyle güzel ve zor bir görevi üstlendiği için en son kendisinedir. Kaçma olayından taki düğün ertesinde kendisine, yukarıda bahsettiğimiz, sülale, aile, köy ve üstlendiği görev için kendisine kesilen küçük baş bir hayvan(Aşta) kesildikten sonraya kadar devam eder. Tabi ki tüm sorumluluğu bununla sınırlı değildir. Evlenen çiftin hayatlarındaki en önemli kişilerden biri olarak o yuvanın kurulmasında aktif rolü olduğu için bir ömür münasebetini kesmez hatta sorunlarının çözülmesinde başrol oyuncularından biri haline gelir. EYÜZA VE GÖREVLERİ... 1-Düğünden bir akşam önce kız evine giderek, erkek tarafından gelenler ve Tasayüza ile tanışır. Düğün ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunur. 2-Düğün sabahı gelinin düğüne hazırlanması için (kuaför, fotoğraf çekimi vs.) Tasayüza ve erkek tarafı ile gitmesine izin verir. Bu aradaki sürecin nasıl gelişeceğini kızın ailesi belirler. (Kiminle gidilecek, nereye gidilecek, nasıl gidilecek) Gerekli gördüğünde fotoğraf çekimi sırasında kendilerine katılabilir. 3-Gelin almacılar gelmeden önce kız evine giderek beklemeye başlar. Orada köyün büyükleri ve gençleriyle ilgili görüş alışverişinde bulunur. 4-Erkek tarafı gelin almaya geldikten sonra müsait bir odaya geçerek, erkek tarafından gelen Tasayüza ve gençlerle tanışıp sohbet eder ve yapılması gerekenleri birbirlerine aktarırlar. 5-Erkek tarafından gelen büyükler kız tarafının büyükleriyle oturup kendi aralarında sohbet edip olması gerekenler hakkında anlaştıktan sonra müsaade alırlar. Erkek tarafından gelen büyüklerin Eyzbısı (küçüğü) Eyüza'ya gelerek gelini çıkarmak için büyüklerden müsadenin alındığını, bundan sonrası için kendisine tabi olduklarını iletir. 6-Eyüza, gelinin bulunduğu odaya girerek artık çıkma vaktinin geldiğini söyler. Erkek tarafının Ayhabı'sı gelin tarafına ve ev halkına istinaden yaptığı gelin çıkarma konuşması, dua ve temennilerinin hemen ardından Eyüza, yanında erkek tarafından gelen birkaç genç İle birlikte gelini evden çıkarmaya başlarlar. Gelini koluna takarak çıkartırken her iki taraf içinde hayırlara vesile olması gibi dua ve iyi temennileri dile getirirerek arabaya bindirir. 7-Damat Gelin Arabasına binemez. 8-Düğün salonda ise Eyüza salona yanında gelin ve Tasayüza olduğu halde gelin odasına girer. Salondaki masasında yerini alarak oturur ve damadın gelin odasına girmesine müsaade eder. 9-Düğünün başlamasına yakın kız tarafının oturma düzeni ile ilgili iştişarede bulunur ve onlar gelmeden düğünün başlamamasını sağlar. Kız tarafı geldikten sonra Tasayüza ve erkek tarafından bir delikanlı çağırarak düğünün başlayabileceğini bildirir ve düğünün başlatır. 10-Takı merasimine geçildiğinde Eyüza arzu ederse geline ilk olarak kendisi takıyı takar, istersede takı merasimi bittikten sonra gelin ve damat masasına gelince hediyelerini verebilir. Her nasıl yapacak ise Tasayüza'ya haber verir. Her iki şekilde de gelin ve damat Eyüza'nın masasına gelmek zorundadır. Eyüza geline hediye olarak bir bilezik, Tasayüza için ise bir yüzük verir. Bunları gelin ve Tasayüza'ya takmak için kendi yakınlarından bir bayana taktırır. 11- Düğün devam ettiği sürece Eyüza'nın masası gelen gidenler ile yoğun olacağından, masasını sakin ve aynı zamanda heryeri görebileceği bir yerden ayarlanması ve erkek tarafı gençlerinin bu masa ile yakından ilgilenmeleri yakışık alır. 12-Düğün sonunda misafirler gittikten sonra gelin ve damadın yakınları ile fotoğraf çekilmesinin ardından en önemli görevini yapmak üzere erkek evine gelin ile birlikte gider. Eyüza'nın bu en önemli vazifesi, kendisine verilen değeri gösteren Aşta'yı yemektir. Geleneklerimize göre Eyüza erkek tarafında bir gece kalır ve ertesi günü Aşta'sını yer. Lakin günümüz koşuları göz önünde bulundurulduğunda erkek tarafına daha önceden haber vererek ve anlaşarak düğün geceside bu vazifesini yapabilir. 13-Eğer düğün gecesi Aşta yenecek ise; Aşta hazırlığı tamamlandıktan sonra Aşta masasını kurunca Eyüza yanındaki arkadaşları ile birlikte masaya oturur. Bu esnada evin kızları ve tasayüza masaya hizmet ederler. Bilindiği üzere Aşta her bölümü ve parçası ile bir anlam ifade eder. Eyüza Aşta masasına oturunca ağarlanıp Aşta yiyeceği evin büyüğünün kim olduğunu öğrenmesi gerekir. Yemeğe başlamadan önce yapılan evlilik üzerine dua ve temennilerini sunar ve kendisine gösterilen ilgi ve alakaya teşekkür eder. Kendisi için kurulan masanın ne ifade ettiğinin farkında olduğunu belirtir ve kendisine layık gördükleri için ev halkına teşekkür eder. Bu arada Tasayüza'yı da unutmadığını ve yemek sonunda kendsine ayrıca teşekkür edeceği gibi küçük jestler yapar. Gerekli konuşmaları yaptıktan sonrada Ahıabja'nın(kellenin sağ yarısı) kulağını keser. Ancak arzu ederse damat evinin yaşlısı varsa kulağa dokunmadan teşekkür ederek selamı ile birlikte o yaşlıya yollayabilir. Yollarsa AKNAGUA (saygı göstergesi) olur. 14-Muhabbet ve sohbetle Aşta yendikten sonra hane halkına ve emeği geçenlere güzel sözler söyler ve her zaman o haneye ve kendisini ağarlayan köy halkına bundan sonrada hizmet etmekten mutlukluk duyacağını belirtir.Tasayüza'ya da hizmetlerinden dolayı ve bu mutlu günün sorunsuz bir şekilde sonuçlanmasında emeğinin büyük olduğunu belirterek teşekkür eder. 15-Yemekten kalkılıp çay kahve faslından sonra, kalkmasına yakın bir zamanda gelinin yanına giderek ona güzel telkinlerde bulunur ve kendisinin her daim destekçisi olduğunu ve bu yuvanın ömür boyu mutluluklarla geçmesini dilediğini gibi iyi dileklerini belirtir. 16-Artık kalkma vakti gelmiştir. Müsade alıp kalkarken mutlaka ama mutlaka ev halkının büyüklerini tek tek görmeli ve teşekkürlerini sunmalıdır. Güzel günlerde görüşmek dilekleriyle kendisi ile ilgilenen herkese tek tek teşekkür ederek vedalaşır. 17-Arabaya binip yola çıkarken yanındaki arkadaşlarından birine damatla görüşmek istediğini söyler. Damatla ile de vedalaşarak kız evine doğru yola koyulur. 18-Yolda iken kendisine erkek tarafının hediyesi olan bir zarf verilir. Zarfın içinde bir miktar para bulunur.( Erkek tarafına değer vermediği anlamı çıkabileceği ve bu tür söylemleri engellemek için almaması sakınca doğurur.) 19-Erkek tarafından arkadaşları onu kız evine bırakırlar. Kız evinde büyüklerine düğünün kazasız belasız ve geleneklere uygun olarak bittiğini, çok iyi ağarlandığını ve çok memnun kaldığını belirterek erkek tarafının büyüklerinin selamlarını iletir. Bu vesile ile görevinin bittiğini ve evliliğin her iki taraf içinde hayırlısı olması gerektiğini söyler ve müsadelerini alarak evden ayrılır. YAVUZ AGUMBA 19. MADDE İÇİN DÜZELTME TALEBİ. Bi de yanılmıyorsam 19. madde'de idi eyüza kendisini taa kızın evine kadar götürtmez, örneğin kız kalayıklı ise eyüza kendisini hendek'e kadar getirtir ordan ötesini kendi imkanları ile gider. Tabii ki hiç bir tarafa uğramadan ilk ve direk kızın evine gider. 20-Eğer düğünün ertesi günü Aşta görevini yapacak ise; düğün gecesi erkek evinde kendisi için hazırlanan yemeğe iştirak ettiğinde, imam nikahı kıyılabilmesi için gerekli müsadeyi verdiğini belirtir. Yemeği yedikten sonra herkesin yorgun olduğunu göz önünde bulundurup, kendisine tahsis edilen eve arkadaşları ve tasayüza ile birlikte giderek kalacağı hane halkı ile tanışır. Dinlenmek için müsade alarak geceyi o evde geçirir. Sabah uygun bir vakitte Tasayüza ve arkadaşları gelince kurulan kahvaltı sofrasına otururak kahvaltısını yapar. Aşta sofrasının kurulmasına yakın bir zamanda kaldığı evin büyüklerini görür ve teşekkür ederek müsade alıp Aşta'nın hazırlandığı erkek evine geçer. Bundan sonrası 14.15.16.17.18.19.ncu maddeler gibidir. NOT: Köy düğünlerinde gelin almadan sonra direk erkek evine gidilir. Kapıda kendisini karşılayan büyüklere, bundan sonra kendilerine tabi olduğunu söyler ve gelini içeri sokulması için gerekli izini verir ve kendisine ayrılan yere oturur. Köy düğünlerine aşta sofrası muhakkak ertesi gün kurulur.
DÜZELTME: 13.ncü maddenin bazı kısımları YAVUZ AGUMBA'nın düzeltme talebi haklı bulunarak 20.11.2008 tarihinde düzeltilmiştir. |
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 14 Şubat 2009 22:35 ) |
Yorumlar