Arkadaşlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün gürcistana yaptığı en son ziyarette Gürcistanın toprak bütünlüğünü önemsediklerini ve bu nedenle SERGEİ BAGAPSH'ın ziyaret talebini reddettiklerini bildirmiştir, bu türk televizyonlarında yayınlanmazken gürcü televizyonlarında halen yayınlanmaktadır. Ayrıca TÜRKİYE'nin gürcistana olan askeri yardımı ciddi bir şekilde devam etmektedir ( gürcistanın 2003 askeri harcamaları 60.000.000 $ iken bu yıl hedefi 4.000.000.000$ , sizce neden??) .Dünyada farklı yerlerde binler milyonlar olabiliriz ama SADECE 1 ÜLKENİN ADI ABHAZYA ve elimizden geleni ona olan borcumuzu ödemezsek uzun sürmeyebilir!!!


ALMANYA HAD-DER BAŞKANI SN. KIRGIZ SOYSEVER'DEN ABHAZYA VE KUZEY KAFKASYA DİYASPORASINA MESAJ VAR..!

Almanya had-der Başkan Sn. Kırgız SOYSEVER’in aşağıdaki değerlendirmelerini sizlerin incelemenize sunuyoruz. Bu tür araştırma ve yorum yazılarının artması dileği ile Avrupa Diyasporasında yaşayan ve Abhazya’ya desteklerini sürdüren kardeşlerimize de çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Saygılarımızla. Fatih ATAN.

ABHAZYA’NIN DÜŞMANLARI-İŞBİRLİKÇİLER VE GÖREVLER

ABD-AB üyesi devletler ve AKP hükümeti, Abhazya düşmanı politikalarını halen sürdürüyorlar. Bu ülkeleri yönetenler, Gürcistan’ın, Abhazya devletine karşı sürdürdüğü, işgal, ilhak ve genosit planlarını çeşitli biçimlerde desteklemekteler. Ve bunlar, Abhazya’ya karşı siyasi ve ekonomik ambargo uygulamaya, Gürcistan’a ekonomik ve siyasi yardım yapmaya, ordusunu silahlandırmaya ve eğitmeye devam etmektedirler. Bu arada Gürcistan’ın faşist yönetimi, tüm dünya’ya karşı masum ve mazlum rolü oynayarak, gerçekleri ters-yüz ederek, Abhazya’da demokrasinin olmadığını iddia ederek, Abahazya devletini yasadışı ilan ederek, eğittiği faşist gürcü çetelerini sınırlarımızdan gizlice geçirterek, köylerimize ve insanlarımıza saldırtarak, 1994 antlaşmasını çiğneyip Kodor vadisine silahlı birlikler yollayarak, provokasyonlarına ve psikolojik savaşa devam etmektedir. İşte bu somut duruma bakıp, durum değerlendirilmesi yapıldığında, diaspora’da yaşamakta olan biz Abhazların yapması gereken işler ortaya çıkmaktadır.Bu gün görüldüğü üzere yapılması gereken en önemli iş, Abhazya’lıların diyaspora’daki gerçek temsilcileri vasıtasıyla, halkımızın doğru temelde bilgilendirilerek, birleştirilerek, aktif hale getirilerek, vicdansızlar, yalancılar ve hainler cephesine karşı çıkmalarının sağlanmasıdır.Aynı anda, yaşanılmakta olan ülkelerde ki -yanlış informe edilen- demokratik kamuoyunun aydınlatılarak, tüm Partiler ve diğer demokratik kitle örgütleriyle temasa geçilerek, onların yöneticileriyle konuşularak, destekleri kazanılmalıdır. Sivil Toplum Kuruluşlarının Kongreleri, Partilerin ve bağımsız adayların katılacağı genel ve mahalli seçimler için “pazarlıklar” yapılmalıdır. Abhazya’ya destek sunmayacakların desteklenmeyeceği medya aracılığıyla açıklanmalıdır. Bu çalışmalar merkezi olarak organize edilmelidir. O nedenle kendi iç disiplini olan bir yapı içinde olunması şarttır. Bu teşkilat kısa, orta ve uzun vadeli planlar yaparak, müttefiklik ilişkilerini değerlendirmelidir. Yapılması gerekenleri “devletle bilek güreşi yapılmaz” diyerek, yiğitliği “dil sürçmesi” gibi göstererek, “orta yolculuğa” veya AKP işbirlikçiliğine soyunarak, engellemeye kalkışacaklar olacaktır. Bilindiği üzere bu “tipler” “Türkiye’ye ihanet ettikleri” gerekçesiyle, zaten birilerinin ölüm listelerindedirler. Halen ortalıkta dolaşabiliyorlarsa “nedenini” araştırmalıdırlar!Yine bilinmektedir ki, “Kafkasyalıların -ulusal hain- listesine yazılacak kişilerin, ortalıkda dolaşmalarına izin verilmeyecektir. İsimleri, bulundukları yerler, yakınları ve diğer özel bilgileri açıklanacaktır..”Halkımızı gereksiz “ayrıntılar” ortaya takarak, bölmek veya “meşgul” etmek yanlıştır. Anlatılmıştır.Yazılmıştır. Abhazya “hoby” veya tatmin aracı olarak ele alınacak bir “şey” değildir. Sorunumuz, “Abhazya’nın ve kardeşlerimizin yok edilmesini nasıl engelleyeceğimizdir.” Onun için de denilen şudur. “Lala paşa eğlendirecek” zamanımız yoktur. Naz yaparak, cilveleşerek, darılarak, gücenerek, işleri savsaklayarak veya basit kariyer hesaplarıyla, mücadeleyi engellemeye kalkışacaklar, bizden sayılamazlar. Onlar Şeytan’ın dostudur. Düşmanı iyi saptamak, kime ne söyleneceğini ve ne yapılacağını tespit etmek, günümüzde çok önemlidir. Mesela Ürdün kraliyet muhafız alayında görevli Çerkeslere “Putin’e selam durdular” diyerek, sitem etmek yanlıştır. Çünkü Devlet başkanı Putin, Kral Abdullah’ın davetiyle Ürdün’e gelen bir misafirdir. Üstelik Putin, bizi vatanımızdan eden Rus Çar’ının akrabası filan değildir. Ayrıca Putin Abhazya’ya şimdiye kadar hiç düşmanlık yapmamıştır. (Sitem etmek hoşa gidiyorsa, Abhazya’nın düşmanı Gürcistan’a yardım eden Tayip Erdoğan’a sitem edilmelidir. Abhazya’ya düşman AKP’den milletvekili olan Çerkeslere sitem edilmelidir. Gürcü Tayyip Erdoğan’ın ve eşinin korumalığını yapan Çerkeslere ve Abhazya düşmanı AKP’ye oy verenlere sitem edilmelidir.) Abhazya’da, Adigey’de, Kabardey’de, Çerkesk’de ve Çeçenistan’da huzur içinde yaşamak isteyenlerle Putin’in arası çok iyidir. ABD’nin kışkırtmalarına kanarak, Tarihteki düşmanlıkları kaşıyarak ve yeniden kanatarak, insanlarımızı gereksiz yere kırdırmaya kalkmak cinayettir. Biz Abhazlar savaşçı bir milletiz. Fakat biz mecbur kalmadıkça savaşmayız. Son olarak da, Gürcü Faşistleri ülkemizi işgal ettikleri için savaştık. Gerekirse yine savaşacağız. Fakat bu sefer sadece biz ölmeyeceğiz. Herkese payına düştüğü oranda savaş dehşeti yaşatılacaktır. Bizler “buna” yemin edenlerin, emrine amade olanlardanız. Abhazya düşmanı AKP şimdi de, Alevilerin oylarını almak için onlara şirin görünmeye çalışıyor? Kişilik sahibi Aleviler ise, Sivas Madımak Otelinde kendilerini yakan zihniyeti ve Maraş’da, Çorum’da, Erzincan’da kendilerini katledenleri unutmuyor ve affetmiyor. O nedenle de AKP yanlılarının düzenlediği “iftar yemeğine” katılmıyorlar. Hz.Muhammed’in soyunu temsil eden 12 ocağın Alevi dedeleri, AKP’nin yemeğine katılacak şahısları, Alevilerde en ağır ceza olan “düşkün” lükle cezalandıracaklarını açıklayarak, onları tecrit edeceklerini söylüyorlar. Namuslu ve yiğit Aleviler, bizim de dostumuzdur ve onların namuslu ve onurlu duruşunu selamlıyoruz. Bizim içimizdeki “bazıları ise” 1992-1993 savaşında, Faşist Gürcü yönetimine yardım eden, Demirel ve İnönü’yü desteklemişlerdir. Sonra ki yıllarda aynı politikayı güden hükümetleri ve şimdi de AKP’yi kayıtsız-şartsız desteklemeye devam etmektedirler. Soruyoruz. Bu insanların, böyle “davranmalarının” arkasında neler var?Bir Abhaz, kardeşini öldürenle, nasıl birlikte olur?Bir Abhaz, kardeşinin evini yakanı, nasıl alkışlar?Bir Abhaz, kardeşinin karısına-kızına, tecavüz edeni, nasıl korur?Bir Abhaz, Abhazya’yı işgal etmek isteyen Güristan devlet başkanı Saakaşvili’nin partisinde veya ona yardım etmeye devam eden Abhazya düşmanı AKP’de nasıl çalışır veya onu nasıl olur da destekler? Düşünmek gerek! Abhazya meselesine bizim gibi bakamayanlara anlatıyoruz. Anlatmaya devam edilmektedir. Ne zamana kadar? Bunu, “onların” tavırları belirleyecektir.. Namuslu insanlarımız -her şarta hazırlıklı olarak- çalışmalarını sürdürmektedir. Dostlarımızın sayısı da devamlı artmaktadır. Düşmanlar arasındaki çıkar çelişkileri dikkatlice kullanıldığı için, karşımızdakilerin aralarında, çatlaklar oluşmaya başlamıştır.Allah büyüktür ve adildir. O nedenle de Allah sonumuzu hayır edecek ve Abhazya, Birleşmiş Milletler tarafından mutlaka tanınacaktır.Abhazya’ya layık olanlar Vatanımızda mutlu, refah ve barış içinde yaşayacaklardır. Bunu herkes görecektir. Anavatanımıza layık olmayanlar ise, layık oldukları yerlerde “çekmeye” devam edeceklerdir. Saygıya layık olan büyüklerimize ve namusunu koruyan yiğit kardeşlerimize, sevgilerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz.

Kırgız Ajönba

 

 

  Copyright 2008 © Ahakuytra