OKTAY ÇKOTUA-YAZI
| OKTAY ÇKOTUA YAZISI | |
|
|
ABHAZCANIN DİSPORADAKİ DURUMU VE YAPILMASI GEREKENLERLE İLGİLİ BİR KAÇ ÖNERİ (Abhaz dilini geliştirme vakfındaki konuşma özeti) ![]() Bir Bask atasözü şöyle der. "Bir dil, onu konuşanların sayılarının azlığından değil, bilenlerin konuşmamasından ötürü yok olur." Kanımca Abhazca'nın içinde bulunduğu durumu daha iyi özetleyen başkaca bir söz bulamazsınız. Evet, bu gün dilimiz yok olma sınırında ve bunun nedeni sayıca az oluşumuz değil, maalesef dili bilenlerin konuşmayışıdır. Abhazca'nın diasporadaki durumu ve birtakım önerilere geçmeden önce Abhazya'da ki sorunlara da değinmek zorundayız, çünkü bundan böyle diasporanın her anlamda geleceği kesin olarak Abhazya ile ilgili olmak zorundadır.Yani Abhazya'dan bağımsız diasporaya yönelik herhangi bir ulusal proje gerçekleştirmek neredeyse imkansız görünmektedir. Hepimizin bildiği gibi anadilini unutan kişi önce kültürel kimliğini, ardından da ulusal kimliğini kaybetmekte ve bir kaç nesil sonra tamamen asimile olmaktadır. Bu yüzden bu gün Abhazca'nın korunması, Abhazya'nın korunmasıyla eşdeğer durumdadır. Abhazca'ya sırtımızı dönmek vatan savunmasını terketmekten farklı bir şey değildir. Zira günümüzde işgaller sadece silahlı kuvvetlerle deği,l ekonomiyle, kültürle ve dille de olabilmektedir. Ne yazık ki Abhaz halkı da bu gün büyük bir tehdit altındadır. Bunu daha iyi anlamak için aklımıza ilk gelen soruları sorup cevaplarınıda biz verelim; Verelim ki, değişik dil ve kültürlerin işgali altında olup olmadığımızı hep birlikte görelim. Bu gün, devlet kurumlarında, üniversitelerimizde, okullarımızda, işyerlerimizde, ibadethanelerimizde, askerilik hizmetinde, sağlık kuruluşlarımızda, alış verişte, daha doğrusu evde, işte, sokakta, hangi dili kullanıyoruz? Okuduğumuz gazeteler, dinlediğimiz radyolar, seyrettiğimiz televizyonlar hangi dilde? Uzmanlara göre çocuğun anadilini öğrenebileceği en önemli yer aile ortamıdır. Okul sadece tamamlayıcı bir rol oynar, yani çocuk anadilini önce evde öğrenir daha sonra okulda kurallarını geliştirir. Biz ise çocuğun anadilini sadece okulda öğrenebilmesini istiyoruz ki bu son derece yanlış bir beklentidir. Bunu geçmiş tecrübelerde doğruluyor. Türkiye'deki Abhazların herhangi bir dil eğitimi olmadan anadillerini günümüze dek korumuş olmaları bile bunun en güzel örneği. Evet! evlerimiz bizim en önemli okullarımızdır. Çocuklarımız ana dillerini ilk orada duydular, orada sevdiler, orada öğrendiler. Ama bu gün... bu gün nasıl öğrensinler evlerinde tek kelime bile Abhazca konuşulmuyorsa? Evlerin dışına çıkalım, çocuk ev dışında anadilini duyuyor mu? Hayır! Peki okula başladığını varsayalım, okulda nasıl bir eğitim veriliyor? Sadece 5. sınıfa kadar eğitim Abhazca (o da sadece Abhaz okullarında) yani ilk 5 yıldan sonra Abhaz okullarında bile Abhaz dili ve edebiyatı dışında tüm dersler Rusça olarak veriliyor. Bu şekildeki bir yaklaşımla Abhazca'nın korunması geliştirilmesi ve yeni kuşaklara aktarılması söz konusu olabilir mi? Bence hayal bile değil... Bu gidişatı tersine çevirmek için değerli bilim adamlarımız çok önemli görüşler ortaya koydular, ben burada aynı konulara değinmiyorum ancak bir konu var ki burada bir kez daha altını çizmek zorunluluğu hissediyorum. Bizler Abhazca'nın "Devlet dili" olmasını istiyorsak, önce onun tüm yurttaşlar için ortak bir eğitim dili olmasını gerçekleştirmeliyiz. Yani Abhazya'daki tüm Rus, Ermeni ve diğer okullar Abhazca eğitim vermeli, evet yanlış duymadınız! sadece Abhaz okulları değil ülkedeki tüm eğitim kurumları Abhazca eğitim vermeli. Bu diğer ulusların dillerini yok saymak anlamını taşımıyor, elbetteki onlar kendi dillerini bu gün olduğu gibi öğrenmeye devam edecekler, hatta bizde o dilleri öğrenmek durumundayız, ama Abhazya'da yaşayan ve bu ülkeyi vatan olarak kabul eden herkesin öncelikle Abhazca'yı yok saymaması gerekmez mi? Abhazca'nın eğitim dili olması, zamanla Abhazya'da yaşayan tüm halklar için ortak bir dil olmasına ve var olmaya devam etmesine yol açacak yegane çaredir. Bu kısa değerlendirmeden sonra isterseniz diaspora ile ilgili değerlendimelerimize geçelim. Ben anadil konusunda diasporamızı 4 ana guruba ayırıyorum. 1-Abhazca'yı hiç bilmeyenler 2-Anlayanlar ancak konuşamayanlar 3-Konuşabilenler 4- Okuyup yazabilecek derecede bilenler Elbetteki burada daha bir çok alt gurup sayılabilir, ama isterseniz konumuzu o derece dağıtmayalım. Ancak önemle belirtmemiz gereken şey, bu gün 4 guruba ayırdığımız toplumumuzun, çok değil bundan 30-35 yıl kadar önce tek gurupta toplanabiliyor olmasıydı. Evet, bundan 30 yıl öncesi köylerimizde insanlarımız çok yüksek oranda Abhazca konuşabiliyorlardı. Çünkü yaşadıkları yerlerde özelliklede köylerde gündelik hayatta ve evlerinde kullandıkları dil Abhazcaydı. Yukarıda belirttiğimiz gibi bu bile anadil eğitiminde ailenin ve çevrenin rolünü açıkça ortaya koyuyor. Ancak son 30 yıl içerisinde olay tamamen farklı bir şekilde değişime uğramaya başladı. Şu anki duruma baktığımızda karşımıza hazin bir tablo çıkıyor, çok acı ama Abhazca diasporada yok olma sınırına dayanmış durumda. Abhazcayı bu sınıra getiren nedenleri alt alta sıraladığımızda bir çok şey karşımıza çıkabilecekti, ancak ben en önemli gördüğüm ve bizimde bu gün yararlanmak zorunda olduğumuz bir nedeni sizlerle paylaşmak isterim. Az önce son 30-35 yıldır anadilin konuşulma oranındaki müthiş düşüşten bahsettik bu düşüşü dikkatle izlediğimizde Türkiyede tv yayınlarının başlaması, giderek artması ve sonuçta insanımızı adeta rehin alması ile tam bir paralellik gösterir. Yani televizyon yayınları arttıkça anadilin konuşulması ve kullanılması o derece azalmış ve sonuçta bu günkü duruma gelinmiştir. Bir an için düşünün, artık hepimizin evinde bizimle başka bir dille konuşan, ama gece gündüz durmadan konuşan, sanki hipnotize edilmişiz gibi gözümüzü ve kulağımızı ayıramadığımız yabancı biri oturmuyor mu? Oturuyor. O zaman fazla söze gerek yok. Ya o yabancıyı evimizden kovacağız, ya da eğer "o artık bizden biri gibi oldu alıştık, kovamayız" diyorsak bizim dilimizi konuşan bir başka misafiri evimizin baş köşesine oturtacağız başka çare yok! Şimdi bu iş için yapmamız gerekenlere dönelim. 1-Tv yayınları dilimizi bu hale getirdiyse bizde yine aynı şekilde durumu tersine çeviremez miyiz? elbette ki yapabiliriz. Bizde bu konuda Abhaz televizyonundan sonuna kadar yararlanmalıyız. Ancak bunun için a- Tv yayınının yayın saatlerinin ve kelitesinin yeterli düzeyde olması, b-Abhaz tv yayınının uydu aracılığıyla diasporada rahatlıkla izlenebilir olması, gerekmektedir. 2-Aynı yöntemi internet ortamı içinde düşünmeliyiz, çünkü internet ne yazık ki bizde dahil olmak kaydıyla dünyanın büyük bir kesiminin henüz keşfedemediği ve kullanamadığı sınırsız ve devasa bir imkan olarak karşımızda durmaktadır. Yapmamız gereken, sadece ve sadece profesyonel kadroları bir araya getirerek önlerini açmak ,o kadar. Hem de bu iş için komik denebilecek bütçelerle olağanüstü işler başarmak hiçte zor değil... 3-Binlerce yıldan günümüze dilimizi nasıl yaşatarak getirdiysek, bu günde aynı metotları neden kullanmayalım? insanlarımız kitap almıyor, alınca da üşenip okumuyorlarsa, dahası zaten diasporada yaşayanların neredeyse tamamına yakını Abhazca okuma yazma bilmiyorlarsa neden onlara en kolay şekilde ulaşmayalım ki? Örneğin ünlü yazarlarımızın romanlarından tutun, çocuk edebiyatı ürünlerine kadar olabildiğince çok sayıda eserlerimizi neden diksiyonu güzel sanatçılarımıza okutup CD lere kaydetmiyoruz? Böylece insanlarımız her türlü ortamda istedikleri anda Abhazca duymak,hem de en doğru şekilde duymak imkanına kavuşurlar. Biz bu yolla, a-Abhazca'yı bilenlerin unutmamalarını b-Anadilini anlayan fakat konuşamayanlarında kendilerini geliştirmelerini sağlayabiliriz. Bu iki ana gurupta Abhazca'nın korunmasını gerçekleştime çalışmalarının yanısıra anadili hiç bilmeyenler içinde yepyeni metotlar geliştirmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu konu ile ilgili bir önerimi de burada sizlerle paylaşmak isterim. Bildiğiniz gibi diasporamızın ezici bir çoğunluğunun yaşadığı Türkiye'de insanlarımız artık kendi anadillerini bile türkçe'nin sahip olduğu 29 sesle konuşmaya çalışıyorlar. Bu yüzden bazen zor sesleri içeren Abhazca kelimeleri Türkçedeki alışık oldukları seslere uydurarak konuştuklarını yada daha kolaya kaçarak tamamen türkçe kelimeleri tercih attiklerini görüyoruz. Bu hal, dilde telafisi son derece zor bir yozlaşmaya da neden olmaktadır. Bunun nedeni Abhazca'nın 62 sese sahip olması ve bu seslerin bir çoğunun Türkçedeki 29 sese adapte olmuş insanlarımız, özellikle dili yeni öğrenmeye çalışanlar tarafından telaffuzunun adeta imkansız oluşudur. Oysa biz bu problemi çözmek için öncelikle anadil eğitimine yeni başlayacaklar için bahsettiğimiz 29 ses çerçevesinde kişilerin telaffuzda zorlanmayacakları sesleri içeren,diğer zor seslerin öğrenilmesini çok daha sonralara bırakan bir sistem geliştirebiliriz. Elbetteki bu Abhazca'daki zor seslerin inkarı ve terkedilmesi anlamına gelmemektedir, ama insanlarımızın daha baştan, "bu dili öğrenmem imkansız" şeklinde bir korkuya kapılıp pes etmemeleri için "kolaydan başlayarak zor olanı da kolaylaştırma" yöntemini kullanmamız gerekir diye düşünüyorum. Mutlaka bu üzerinde dil bilimcilerimizin detaylı çalışmaları gereken bir konudur, ancak Nuh Nebi'den kalma metotlarla daha fazla vakit kaybına da ne yazıkki artık tahammülümüz yok! Tüm bunlara ek olarak sınırsız sayıda çizgi filmlerin ve popüler sinema yapıtlarının Abhazca dublajından tutun, unutulmaz melodilerin Abhazca seslendirilmesine varıncaya kadar yapacak o kadar çok şey var ki! Kısacası insanımız anadilini unutmasın ve konuşabilsin istiyorsak 24 saat anadilini duyabileceği şekilde hazırlıklarımızı tamamlamalıyız, aksi halde bırakın diasporayı anavatanda bile güzel dilimizi korumamız, söylenmesi çok acı ama, hayal bile olamaz!.. Şimdi gelin altı maddeden oluşan önerilerimizi tek tek yeniden bir hatırlayalım. 1-Abhazca sadece yasal temelde "devlet dili" olarak kalmamalı tüm devlet kurumlarında "Devlet dili" mutlaka kullanılmalıdır. 2-Abhazya'da yaşayan herkes için eğitim dili Abhazca olmalıdır. 3-Abhaz televizyonu tamamen Abhazca olarak ve hem yayın saatlerini hem de kalitesini arttırarak mutlaka diasporanın izleyebileceği şekilde uydu yayınına geçmeli. 4-Abhazcayı okuma yazma ya da az anlayıp konuşamama problemi olanlara sesli ulaşabilmek için olabildiğince Abhazca eseri (roman, hikaye, şiir, masal vs.) sesli olarak CD lere aktararak insanımıza ulaştırmalıyız. 5-Çok sayıda çizgi film, animasyon, sinema yapıtı vs. gibi eserlerin Abhazca dublajlarının yapılması, tv ve internet ortamında kamuya sunulması 6-Özellikle Türkiye'de yaşayanlar için en kısa sürede 29 ses sistematiği çerçevesinde kolayca Abhazca öğrenmeye başlayabilecekleri bir metot geliştirmeliyiz. Bütün bunlardan sonra işimiz bitiyor mu? Hiç heveslenmeyin bu daha başlangıç bile değil.. Sabrınız için teşekkür ediyorum… Oktay Çkotua Not: Değerli okuyucuların konu ile ilgili düşüncelerini öğrenebilmeyi çok isterim. Zira bundan sonraki çalışmalarımız içinde önemli bir katkı olurdu...
|
| Son Güncelleme ( Salı, 12 Mayıs 2009 20:34 ) |


Yorumlar
(Yaradanım,Apsu varalığı yitirmemek ve koruyabilmek için
bizlere gönülden istek,güç ver.)
ÖNERİLERİNİZE İLAVE OLARAK ;ALFABEMİZİN TAMAMINI BİR ARADA GÖREBİLECEĞİMİZ BİR KİTAPÇIK BASILIRSA ÇOK YARARI OLACAKTIR.Elimdeki bilgilere göre 64 harften oluşuyor Apsuva alfabesi,2'si işaret olarak kullanılıyor.(profilimde fotoğraflar bölümünde)ALFAB EMİZİ TOPARLAMAYA ÇALIŞTIM.
AHAKUYTRA EKİBİ VE EMEĞİ GEÇEN HERKESE SONSUZ TEŞEKKÜRLER…